| Davacının Bakış Açısı: Kanıtlama |
|
| Yazar Cigdem Engin | ||||||||
| Pazar, 11 Kasım 2007 | ||||||||
|
Zarara yönelik hukuki davalar genellikle iki sınıfa ayrılır: kasıtlı haksızlıklar ve ihmal. Her iki dava da davacının belli kanıtları doğrulamasını gerektirir. Kasıtlı Haksızlıklar Kasıtlı haksızlıklar davalının diğer kişiye (davacıya) bile bile zarar verecek davranışlarda bulunmasıdır. Kasıtlı haksızlık olduğunu iddia eden bir davayı kazanmak için davacı şunları kanıtlamalıdır:
Unutmayın ki davacının kasıtlı haksızlık davasını kazanması için yukarıdaki üç şeyi de kanıtlaması gerekir. Örneğin, eğer davalı fiziksel bir harekete kalkışmış ve bunu kasıtlı olarak yapmış fakat bu hareket davacının mahkemede iddia ettiği hasara neden olmamışsa davalı bu iddiadan sorumlu değildir. Fiziksel Davranış Davalının fiziksel davranışı gözle görülür ( davacının yüzüne yumruk atmak, davacının arabasına arkadan çarpmak, davacının arazisine izinsiz girmek ve mülkünün zararına neden olmak gibi) ya da daha soyut (iftira veya kötüleme gibi) olabilir. Davranışına bakılmaksızın davalı gerçekten bir şey yapmış olmak zorundadır. Davranışları düşünürsek, sözlü tehditler ve benzeri kasıtlı haksızlıkların yükümlülüğünün davranış kısmının doğruluğunu ortaya koymak için yeterli değildir. Kasıt Davalının davranışı kasıtlı olmalıdır – yani, davalı bilinçli olarak davranışta bulunmak istemelidir. Davranışa niyetlenmekle davranışın sonucundaki hasara kastetmek aynı şey değildir. Davalının davacıya zarar vermek isteyip istemediği önemli değildir; zarara nende olmak istememiş olabilir fakat yalnızca davranışı sonucunda hasara neden olmuştur. Zararı Doğuran Neden Kasıtlı haksızlıklarda yükümlülük testinin bu kısmı davalının davranışıyla davacının hasarı arasındaki bağdır. Davalının kasıtlı davranışı davacının zarar gördüğü hasarın asıl nedeni olmalıdır. İhmal İhmalkâr davranışlara davalı davacıyı kaza eseri yaraladığında ceza verilir. Kasıtlı haksızlıkların aksine ihmal davasındaki davalının şikâyet edilen hasara kastetmiş olması gerekmez ya da hatta davacı ya da mülkiyetiyle ilgisi bile olmayabilir; davalının davacının hasarına neden olacak şekilde gerekenin dışında davranmış olması yeterlidir. İhmal davalarında davacı şunları kanıtlamalıdır:
Yine, davacının kazanabilmesi için yukarıdaki dört nedenin hepsinin kanıtlanması gerekmektedir. Görev Davacı davalının görev borcu olduğunu kanıtlamalıdır; diğer bir deyişle davalının davacıya karşı bazı sorumlulukları olması gerekir. Örneğin davacının arazisinde “Özel/ Girmek Yasak” gibi bir işaret varsa dünyadaki herkesin davacının özel alanına girmeme görevi vardır. İhlal Davalı davacıya olan görevini ihlal etmiş olmalıdır – örneğin, arazisine girmiş olmalıdır. Bu, davalı davacıya zarar vermek niyetinde olmasa bile sorumluluğunu ihmal ettiği anlamına gelir. Yine, davacıya zarar vermeye kastetmek gerekmez; üstelik davalının davacıya karşı görevini ihlal ettiğini aktif olarak bilmesi de gerekmez. Davacı yalnızca davalının kendisine karşı olan görevini ihlal ettiğini kanıtlaması yeterlidir. En Yakın Neden Davalının davranışı davacının zarar gördüğü hasarla yasal olarak ilgili olmalıdır. Davacının davalı olmasaydı hasarın ortaya çıkmayacak olacağını kanıtlaması gerekir. Davacının zararının birden çok olası nedeni olduğunda ya da davalının davranışıyla davacının hasarı arasındaki bağ çok zayıfsa bu oldukça önemlidir. Zararlar Davacı gerçek bir hasardan zarar gördüğünü kanıtlamalıdır. Davalının görev ihlali davacıya davalının yükümlülüğünü oluşturacak bir biçimde zarar vermeyebilir. Davacı zararı somut olarak kanıtlamalıdır. Parasal kayıp gibi gerçek bir zarar gösteremiyorsanız davanızı bir daha düşünmeniz gerekebilir. Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
|
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Bu yazıya ilk yorumu yazın


















