| Ahlat - Kültür Ve Medeniyetler Beşiği |
|
| Yazar Hikmet Çulcuoğlu | |||||||||
| Cumartesi, 25 Ekim 2008 | |||||||||
|
Ahlat’ta Urartular, Hurriler, Kimmerler, İskitler, Hun Türkleri, Hazarlar yaşamışlar. 8.yüzyıldan itibaren Ahlat, Müslüman Türklerin akınına uğramış;1071 Malazgirt Zaferinden evvel de Türk Yurdu olmuştur. 1071 Malazgirt Savaşında Alpaslan garnizonunu Ahlat’ta kurmuştur. 1071 Malazgirt Savaşından sonra ise Ahlat’ta ŞAHLAR BEYLİ?İ kurulmuştur. Daha sonra Oğuzlar’ın KAYI BOYU 170 yıl burada kalmıştır. Daha sonra Eyyubi, Harzem, Moğol ve İran istilaları ile ölümü yaşayan bir kent olmuştur. Anadolu Türk tarihi, kültürü, medeniyeti açısından çok önemli bir yere sahip Ahlat adeta bir açık hava müzesi görünümündedir. Erzen Hatun Kümbeti 1396–1397 yılları arasında Emir Ali’nin kızı Erzen Hatun adına yaptırdığı kümbet olup zengin süslemeleri ile ilgi çekmektedir.
Çifte Kümbetlerden küçük olanı 1279 yılında ölen Bugatay Aka’nın oğlu Hüseyin Timur ile 1280 yılında ölen Hüseyin Aka’nın kızı Esen Tekin adına yaptırılmıştır. Büyük olanı Bugatay Aka-Şirin Hatun adına yaptırılmıştır.
Daha sonra Abdurrahman Gazi Türbesini gezdik. Halit Bin Velid komutasındaki orduda bulunan sahabeden Abdurrahman Gazi Ahlat’ın fethi sırasında şehit düşünce adına bu türbe yaptırılmıştır.
Emir Bayındır Köprüsü ve eski kale ile Akkoyunlular zamanında yapılmış olup köprü, şelale ve arkadaki harabe şehir görüntüsü” buralarda zamanında kimler yaşamış “diye insanı düşüncelere sürüklüyor. Harabe şehirdeki mağara evler gerçekten görülmeye değer. Ahlat Sahil Kalesi, Van Gölü kıyısında yer almış olup Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Zaferinin ardından yaptırılmıştır. Padişah, vezirlerinden İskender Paşa’yı göndererek bu kalenin yapılmasını emretmiştir. Eski yapılardan alınan taşlarla yapılan kalenin içinde iki tarihi cami mevcuttur. İskender Paşa Camisi 1584 yılında, Kadı Mahmut Camisi 1597 yılında yapılmıştır. Bastonculuk, Ahlat’ın adının ülkede duyulmasını sağlayan yöresel el sanatıdır. Ceviz ağacından olanı tercih edilmekle beraber vişne ve kiraz ağacından da yapılmaktadır. Ahlat mutfağı hayvansal ürünlerin daha çok kullanıldığı geleneksel bir mutfaktır. Büryan, Avşar aşı, Bitlis köftesi, Katıklı Dolma yöresel yemeklerin en meşhurlarıdır. Ahlat sahil yolunu uzaktan görerek Van’a dönüyoruz. Geylani Adıyaman Beye bize yöreyi tanıttığı için ayrıca teşekkür ediyoruz. Van Gölü havzasının en büyük akarsularından olan Bendi Mahi Çayı Göndürme Vadisinden geçip Muradiye Ovasını sulayarak küçük şelaleler meydana getirmiş. Muradiye’nin kuzeybatısında birleşen sular, bu şelalelerin en büyüğü Muradiye Şelalesini oluşturmuş. Muradiye Şelalesi Van-Erciş yolu üzerinde, Van’a 90 km. uzaklıkta bulunuyor. Halil şelalenin özellikle bahar aylarında, dağlardan eriyen karlar nedeni ile çok daha görkemli bir görünüme büründüğünü söylüyor. Çağlaya çağlaya kayalardan dökülen suların oluşturduğu Muradiye Şelalesi ve asma köprü, unutulmaz Van fotoğraflarına ev sahipliği yapıyor. Halil’e veda ederek sallanan asma köprüden geçiyor ve Çaldıran-Van yoluna çıkıyoruz. İlk gelen minibüse binerek Van’a doğru yola koyuluyoruz. Ertesi gün uçakla İstanbul’a döneceğimizden biraz dinleneceğiz. Bir dahaki gezimizde buluşmak üzere. Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
|
|||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Yorumlar (1)


















