|
|
Yapı
|
|
Yazar Hıkmet Çulcuoğlu
|
|
Pazar, 25 Mart 2012 |
|
Toprak: Topraksız karışım veya özel olarak açelya toprağı kullanılmalıdır. PH 5,5 altı olmalıdır. Kireçten hiç hoşlanmaz. En iyi gelişimini asitli topraklarda yapar. Toprağı havadar olmalıdır.
Sulama: Kireç içermeyen, yumuşak su, iyi su veya yağmur suyu kullanılmalıdır. Çiçeklenme ve tomurcuklanma döneminde bol su verilmelidir. Latend(Uyuma dönemi) olduğu dönemde sulamaya büyük ölçüde ara verilmelidir.
Eğer bitki bir kez kuru bırakılır ise çiçeklerini ve yapraklarını hemen döker ve hatta ölebilir
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (35) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yapı
|
|
Yazar Hikmet Çulcuoğlu
|
|
Pazar, 25 Mart 2012 |
|
Toprak: Topraksız karışım veya kireçsiz, iyi drenajlı, humusça zengin iyi bahçe toprağı uygundur.
Gübreleme: Vegetatif ve generatif gelişme dönemlerine bakılarak uygun olan besin maddeleri ilave edilmelidir.(İlkbahar ve yazın)
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (36) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
Gezi
|
|
Yazar Hikmet Çulcuoğlu
|
|
Pazar, 25 Mart 2012 |
|
TANCA- TETOUAN(17 Şubat 2012)
Fas’ın en kuzeyinde yer alan Tanca ile doğuda Akdeniz kıyısında bulunan Tetouan kasabası arasında tren olmadığı için CTM otobüsleri ile gitmek için bir petit taksi şoförü ile pazarlık ettik.(10 dirhem) Ancak o bizi otogara götüreceği yerde cadde üzerindeki CTM yazıhanesine götürdü. Sabahın 7.30 u idi. Yazıhanedeki biletçi bize 12.30 da bir otobüs olduğunu ama hemen gitmek istersek otogardan her saat başı otobüs kalktığını söyledi. Yeniden petit taksiye 10 dirhem ödeyerek otogara geldik. Bu arada taksi şoförü ile sohbetimizde çocuğunun Tanca’daki Türk okuluna gittiğini ve bu okulda Fas’ın kaliteli ailelerinin çocuklarının okuduğunu ve en iyi okul olduğunu öğrendik. İngilizce “first, first” diye memnuniyetini belirtiyordu.(First birinci demek)
Yorumlar (1) | Favori olarak ekle (37) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
Gezi
|
|
Yazar Hikmet Çulcuoğlu
|
|
Pazar, 25 Mart 2012 |
|
RABAT-TANCA (16 ŞUBAT Perşembe)
Sabah 6.47 treni ile Tanca’ya gideceğimizden 5.30 da uyandık. Rabat’ta Hotel Capitol’de geçirdiğimiz gecenin ardından valizlerimizi alarak bir gecelik 400dirhem ücreti ödemek için resepsiyona indik. Adam sabah namazını kılıp bitirdi. Faturamızı kesti. Bizi dışarı kadar uğurladı. Hemen petit taksi bulduk. 20 dirheme bizi Gare Ville tren istasyonuna getirdi. Çok erken olduğundan istasyonda kimseler yoktu. Hava sabahın bu saatinde buz gibi soğuktu.145 dirhemden 2 kişi 290 dirheme 1.sınıf bilet aldık. Biletlerde hem Fransızca, hem Arapça dil kullanılıyor. İstasyonda oturacak yer bakınırken kuytu bir köşede 3-4 kişinin koltuklara büzülerek oturduğunu gördük. Bizde o köşeye gidip boş koltuklara oturduk. Karşıda oturan 2 kişi uyukluyordu. Yanına oturduğumuz genç kadın ise soğuktan ayaklarını ovuşturuyordu. Ona selam verip konuşmayı denedik. İngilizce biliyormuş. Trenin gelmesine 5 dakika kala yürüyen merdivenlerle alt kattaki açık perona indik. Tren Kazablanka’dan geldi. Genç kız da bizimle beraber 1.sınıf kompartımana bindi. Kompartımanlar bomboştu. Daha sonra başka kompartımana geçti. Biz de 6 kişilik kompartımanda iki kişi olarak cam kenarındaki portatif masada peynir, zeytin, domates, salatalık, ekmek, portakal ve çilekten oluşan kahvaltımızı yaptık. Hava aydınlanmıştı.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (31) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
Gezi
|
|
Yazar Hikmet Çulcuoğlu
|
|
Cuma, 16 Mart 2012 |
|
2.Gün: KAZABLANKA-RABAT (15 Şubat 2012)
Fas, Afrika, Avrupa, Arap ve Berberi kültürlerinin harmanlandığı; bir yanda Atlas Okyanusu, diğer yanda Akdeniz, güneyde Sahra Çölü olan ve UNESCO Kültür Mirasına dahil ortaçağ şehirleri, turistik dağ köyleri, çöl safarileri, karlı Atlas Dağları, nehirleri, plajları ile dünyada eşi pek az bulunan ülkelerden biridir.
1912 yılında Fransız egemenliğine giren ülke 1956’da krallıkla idare edilmeye başlanmış. Rabat, bu ülkenin başşehri olup aynı zamanda ülkenin 4. büyük şehri. Nüfusu 1.700bin civarındaymış.
Kazablanka’da Hassan 2 Camisinden dönüşte akşam saat 19–20 arasında petit taksi bulmakta çok zorlandık. Akşam, ayni İstanbul gibi iş dönüşü saatlerinde hem trafik çok yoğun, hem de vasıta bulmak imkansız. Taksi beklerken sokakta arabacıklarda satılan haşlanmış nohut ve baklalardan bir dirheme birer külah alarak yedik. Nefisti. Neyse saat 20 civarında bir petit taksi bulabildik. Pazarlık edecek halimiz kalmamıştı. Allahtan şoför taksimetre açmış. 22.80 dirhem ödedik. Otelin karşısında bulunan köftecide köfte, salata yiyip portakal suyumuzu(2 kişi 80 dirhem) içtikten sonra İbis Otelde çok yorulmuş olarak hemen yattık.
Yorumlar (2) | Favori olarak ekle (26) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
Gezi
|
|
Yazar Hikmet Çulcuoğlu
|
|
Salı, 06 Mart 2012 |
|
Eşimle hiçbir tura katılmadan yani zaman kısıtlaması olmadan şubat ayında orasının ikliminin de müsait olması nedeni ile Kuzey Afrika’da bulunan Fas’a gitmeye karar verdik. Bir ay önceden, internetten daha evvel Fas’a seyahat edenlerin yaşadıkları ile ilgili araştırmalar yaptık. Şehirlerarasında hangi vasıtaları kullanacağımızı, hava durumlarını, kalacağımız otelleri, gideceğimiz şehirleri ve götüreceğimiz kıyafetleri tespit ederek bir rota çizdik. Öyle güzel bir program yapmışız ki; döndüğümüzde bu programı tam uyguladığımızı gördük. Şehirlerde kalınacak oteller çok önemli. Bir normal oteller var, bir de butik otel şeklinde”riad” denilen oteller. Riadlar eski Fas evleri şeklinde dekore edilmiş; eski halılar,eski kilimler, bakır ve toprak kaplar, oyma sandık ve kapılar tüller, ipek perdeler vs….Kalınacak oteller seçilirken daha evvel gidenlerin bu otel ve riadlar hakkında yazdıkları yorumlar okunmalı.Mesela Kazablanka 5.Muhammet Havaalanı şehre trenle yarım saat uzaklıkta. Uçaktan indikten sonra trene biniliyor. Trenden inince garın hemen yanında İbis Hotel var. Yoksa tekrar gardan taksi tutup otele gitmek gerekiyor.Onun için genelde Kazablanka’ya giden herkes bu oteli tavsiye etmişti. Ayrıca şubat ayındagündüz ve gece sıcaklık farkları fazla. Öğleyin hava sıcaklığı 15–20 derece iken sabah ve akşam üzerleri 5-0 derece arası. Birden ayaz ve rüzgâr çıkıyor. Ona göre kalın kıyafetler, eldiven bere, atkı, kalın mont ve kalın çoraplar gerekiyor.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (32) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 7 Toplam: 554 |